|
SSPE Bilimsel İnceleme Komisyonu Raporu Basın Bildirisi
Bakanlığımız Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan SSPE Bilimsel İnceleme Komisyonu; İnceleme Raporunu yayınladı. Tamamı üniversite öğretim görevlilerinden oluşturulan SSPE Bilimsel İnceleme Komisyonu uzun süren çalışmalar sonucunda bilimsel raporunu basın bildirisi yoluyla tüm ülkeye duyurdu.
BASIN BİLDİRİSİ
Konu: SSPE Bilimsel İnceleme Komisyonu Raporu
Kızamık hastalığı, Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) ve aşılama ile ilgili basında yer alan çeşitli haberler (1987 yılında kızamık aşısının iki dozdan tek doza düşürülmesi, kızamık aşısının SSPE’ye yol açtığı iddiaları vb.), kızamık aşı uygulaması konusunda toplumda yanlış algılamalara yol açtığından, Bakanlık Onayı ile konunun uzmanı akademisyenlerden oluşturulan SSPE Bilimsel İnceleme Komisyonu, 16 Ağustos 2005 tarihinde başladığı çalışmalarını tamamlamıştır. Konu ile ilgili hazırlanan Komisyon Raporu, Komisyon Üyeleri tarafından özet haline getirilerek kamuoyuna duyurulması kararlaştırılmıştır.
RAPOR ÖZETİ
Kızamık, bulaşıcılığı yüksek olan çocukluk çağı hastalıklarından biridir. Kızamık olgularının yaklaşık olarak % 30’unda bir ya da daha fazla komplikasyon (zatürre, ishal, ensefalit, menenjit ve ölüm) ortaya çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre kızamık sonrası ölüm hızı %3-6’dır.
DSÖ Aşı Güvenliği Küresel Danışma Komitesi (GACVS), incelenen tüm SSPE olgularında kızamık hastalık virüsünün saptandığını ve kızamığın kontrol altına alındığı ülkelerde SSPE’nin azalması veya hiç görülmemesini dikkate alarak SSPE hastalığına kızamık aşısının neden olmadığını açıklamıştır. SSPE hastalarında, moleküler tanı yöntemleri ile yapılan incelemelerde daima kızamık hastalık virüsü saptanmış, kızamık aşı virüsü hiçbir zaman gösterilememiştir.
Ülkemizde, Sağlık Bakanlığı tarafından Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamında uygulanan tüm aşıların kalite kontrolleri yapılmakta ve üretimden kullanıcıya dek soğuk zincir sistemi içerisinde güvenle ulaştırılmaktadır.
Sağlık Bakanlığı aşı uygulamaları, ülkemizin hastalık verileri değerlendirilerek Bağışıklama Danışma Kurulu (BDK) ve DSÖ önerilerine göre düzenlenmektedir. 1970 yılı sonlarında, DSÖ tarafından kızamık aşısı bebeklik çağında yapılması gereken aşılar arasına alınmış ve aşı uygulama zamanı 2000 yılına kadar tek doz olarak önerilmiştir. Ülkemizde de kızamık aşı uygulaması Sağlık Bakanlığı tarafından 1970 yılında başlatılmıştır. Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre kızamık aşısı rutin aşılama programı içerisinde 1998 yılına dek her zaman tek doz şeklinde uygulanmış ve bu süre içerisinde iki dozdan tek doza geçildiği bir dönem olmamıştır. 1998 yılında BDK önerileri doğrultusunda okullarda yaşanan kızamık salgınlarını önlemek amacıyla ilköğretim 1.sınıfta 2. doz uygulaması başlatılmıştır. Ülkemizde geçmişte uygulanmış ve halen uygulanmakta olan kızamık aşılama şemaları başta DSÖ olmak üzere uluslararası uygulamalarla ve bilimsel bulgularla uyumludur.
Aşılanma oranı ülke düzeyinde yüksek olduğunda, salgın oluşturacak aşısı eksik nüfus bulunmayacağından tek doz aşılama ile dahi kızamık olguları ve buna bağlı SSPE olgularının belirgin bir şekilde azalması beklenir. Çin’de tek doz kızamık aşılaması sonucu SSPE hastalığının ortadan kalkması bunun en tanınmış örneğidir.
Komisyonumuzca, Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile Üniversite Hastaneleri’nden 1995–2005 yıllarına ait SSPE olgularına ilişkin veriler istenmiş ve toplam 1131 olgu bildirilmiştir. Türkiye’de ise 2004 yılı ülke geneli SSPE görülme sıklığı milyonda 2,5 bulunmuştur. Ülkemizdeki aşılanma oranları göz önüne alınarak bu durum değerlendirildiğinde, SSPE görülme sıklığının benzer ülkelerden çok farklı olmadığı görülmektedir. DSÖ verilerine göre aşılanma oranı yüksek olan ülkelerde tüm nüfusta SSPE görülme sıklığı milyonda 1, kızamık hastalığının yaygın olduğu aşılanma oranı düşük olan ülkelerde ise milyonda 20–100 olarak bildirilmektedir.
Son yıllarda saptanmış olan SSPE olguları aşılama oranlarının ve aşı ile elde edilen toplumsal bağışıklığın düşük olduğu geçmiş dönemlerde görülen kızamık olgularından kaynaklanmaktadır. Veriler incelendiğinde SSPE hastalığının daha sık görüldüğü illerin kızamık aşı oranlarının da düşük olduğu ve/veya göç alan iller olduğu görülmektedir.
Ülkemizde hiç kızamık aşısı uygulanmasaydı her yıl doğan yaklaşık 1.350.000 bebeğin 339’unda SSPE komplikasyonunun gelişmesi beklenecekti.
1985 yılında aşı kampanyası öncesi dönemde ülkemiz genelini temsil eden bir araştırma yapılmış ve 13–60 aylık çocuklarda kızamık aşısı yaptıranların oranı sadece % 25,1 bulunmuştur. 1985 yılı aşı kampanyasında kızamık aşısında %83,4 aşılama oranına ulaşılmış ancak 1986 yılında aşı oranları %34’e düşmüştür. Aşılanma oranları, 1987 yılından bu yana giderek artış göstermiş ve 1987–1990 yılları arasında %60,7, 1991–1994 yılları arası %73,7, 1995–1998 yıllarında %76’ya ulaşılmıştır. 1999–2002 yılları arasında %81,7 aşılama oranına ulaşılmış ve kızamık hastalığının en düşük düzeye indirilmesi amacıyla 2002 yılında, Sağlık Bakanlığı tarafından “Kızamık Eliminasyon Programı” başlatılmıştır. 2003–2005 yılları arasında uygulanan “Kızamık Aşı Günleri” ile 15 yaş altı 18,5 milyon çocuk aşılanmış ve hedeflenen % 95 oranı da aşılmıştır. 2003–2004–2005 yıllarında rutin kızamık aşı oranları sırasıyla %75, %87,4, %91 olarak gerçekleşmiştir. 2001–2005 yılları ortalama kızamık aşı oranı %82,4 olup, bu aşılama oranları ile her yıl binlerce çocuğun kızamık hastalığına bağlı ölüm ve sakatlığı önlenmiş ve bu arada da her yıl 263 SSPE hastalığının gelişmesi engellenmiştir.
Aşılamayla kızamık hastalığının kontrolü sağlandığında, kızamık hastalığının azalmasından birkaç yıl sonra yeni SSPE olguları da azalacaktır. Çünkü SSPE hastalığı ülkemizde kızamık hastalığı geçirilmesinden ortalama 5-6 yıl sonra ortaya çıkmaktadır.
Sonuç olarak;
1. Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre kızamık aşısı rutin aşılama programı içerisinde 1998 yılına dek her zaman tek doz uygulanmıştır, bu süre içerisinde iki dozdan tek doza geçildiği bir dönem olmamıştır. 1998 yılında okullarda yaşanan kızamık salgınlarını önlemek amacıyla ilköğretim 1.sınıfta 2. doz uygulaması başlatılmıştır.
2. Ülkemizde geçmişte uygulanmış ve halen uygulanmakta olan kızamık aşılama şemaları başta DSÖ olmak üzere uluslar arası uygulamalarla ve bilimsel bulgularla uyumludur.
3. SSPE hastalığı kızamık aşısının değil kızamık hastalığının bir komplikasyonudur. SSPE olguları kızamık hastalığı sonucu ortaya çıkmaktadır.
4. Ülkemizde aşılanma oranları göz önüne alındığında SSPE insidansının benzer ülkelerden çok farklı olmadığı görülmektedir.
5. Halen görülmekte olan SSPE olguları aşılama oranlarının ve aşı ile elde edilen toplumsal bağışıklığın düşük olduğu dönemlerde görülen kızamık olgularından kaynaklanmaktadır.
6. Ülkemizde, Sağlık Bakanlığı tarafından GBP kapsamında uygulanan tüm aşıların kalite kontrolleri yapılmakta ve üretimden kullanılıncaya kadar belirli ısı aralığında nakledilerek kalitesi ve etkinliği devam ettiği bilinen aşılar güvenli bir şekilde uygulanmaktadır.
Önerilerimiz;
- Çocukların rutin aşılanma oranlarını ülke genelinde ve her il düzeyinde arttırmaya yönelik çalışmalar sürdürülmelidir.
- Aşı konusunda toplumu doğru bilgilendirmeye yönelik halk eğitim çalışmaları yapılmalı, aşı uygulamalarında toplum katılımının sağlanmasına çalışılmalı, aşının güvenli olduğu konusunda bilgilendirme yapılmalı ve bu konuda yazılı ve görsel medya ile işbirliğine gidilmelidir.
- İlgili dallardan uzmanların katılımıyla, SSPE olgularının tanı ve tedavi protokollerine yönelik bir bilimsel komisyon oluşturulmalı, bu komisyonca uygun görülen tedavi giderleri sosyal güvence kapsamında olmalı ve bakım giderleri desteklenmelidir.
- İlgili uzmanlar tarafından bu konulardaki açıklamaların, bilimsel gerçekler doğrultusunda ve özenle seçilmiş ifadelerle olması, bilimsel etik ve sorumluluğun gereğidir.
DEĞERLİ ANNE VE BABALAR KIZAMIK HASTALIĞI VE ONUN BİR KOMPLİKASYONU OLAN SSPE HASTALIĞINDAN KORUNMANIN TEK YOLU KIZAMIK AŞISIDIR. ÇOCUKLARINIZI MUTLAKA AŞILATIN.
Kamuoyuna duyurulur
Komisyon üyeleri;
Prof. Dr. Sabahat Tezcan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı A.D.
Prof. Dr. Sabiha Aysun Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisi B.D.
Prof. Dr. Banu Anlar Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nörolojisi B.D.
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon A.D.
Prof. Dr. Ufuk Beyazova Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hast. A.D.
Prof. Dr. Firdevs Aktaş Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enf. Hast. ve Klinik Mikr. A.D.
Prof. Dr. Gülbin Gökçay İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü
Prof. Dr. Levent Akın Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı A.D.
|